Ülkenin gıda, yem, lif ve tomruk üretiminin sağlıklı bir şekilde planlanması ve bu alanda yanlış kullanımlardan kaynaklanan arazi bozulmalarının önlenmesi için, yegane tarımsal üretim ortamı olan arazilerin dünya standartlarına uygun olarak nitelikleri ile birlikte; mevcut ve potansiyel kullanım durumunun belirlenip kullanıcıların ve ülkenin hizmetine sunulması, araziyi kullananların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak kullanımdan kaynaklanan sorunların belirlenmesi ve giderilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma aynı zamanda koruma, geliştirme, verimli kullanma ve desteklemelerde temel altlığı oluşturacaktır. Ülkemizde merkezi planlamalar için istikşafı düzeyde ilçe ve iller bazında benzer çalışmalar yapılmıştır. Ancak fazla teknik detay içerdiğinden uzman olmayanların kullanacağı netlikte değildir. Yerel kullanıcıların ulaşma ve kullanma şansı olmadığı gibi, yeni gelişme ve değişiklikleri içermediği için eksik olup, günün ihtiyaçlarını karşılar nitelikte değildir. Bu nedenle " Sorunlu Tarım Alanlarının Belirlenmesi ve İyileştirilmesi Projesi" kapsamında ilk defa köy sınırları dikkate alınarak ülkemiz tarım arazileri nitelikleri ile birlikte köy, ilçe ve iller bazında belirlenerek kullanıcıların hizmetine sunulacak ve bu çalışma ile ülke tarım arazilerinin envanteri de hazırlanmış olacaktır. Böylece yerel planlamalardan gidilerek makro planlamalar içinde sürekli güncel ve sağlıklı bilgilerin temini ile yaşayabilir ve sürdürülebilir kalkınmanın temeli olan aşağıdan yukarıya doğru planlamanın ilk adımı atılacaktır. Bu çalışma Anayasamızın çeşitli maddelerinde devlete temel görev olarak verilmiştir. Tarımsal faaliyetlerin yürütülmesinde birinci derecede kamu sorumluluğu taşıyan Tarım ve Köyişleri Bakanlığını kuran 441 sayılı kanun hükmünde kararname de bu hizmetlerin yürütülmesi görevleri yer almaktadır. STATİP Anayasa ve yasaların devlete vermiş olduğu tarım arazilerinin korunması ve geliştirilmesi ile ilgili temel görevlerin yerine getirmesi ve Türk tarımına sağlıklı hizmetlerin verilmesinde temel bir boşluğu dolduracaktır.
Ülkemiz dünya ülkeleri arasında kendine yetebilen birkaç ülke arasında yer almakla birlikte, nüfus artışına paralel olarak tarım ürünlerine olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Ancak mevcut arazi varlığımız artmadığı gibi amaç dışı ve yanlış kullanımlar sonucu her geçen gün plansız şekilde azalmaktadır. Ortaya çıkan bu sorunun çözümünde mevcut tarım arazilerinin korunup, niteliklerine göre, bilimsel esaslara uygun planlı bir şekilde kullanım sağlanmasının önemli yeri vardır. Bu tür planlama ile çevresel sorunların giderilmesi yanında, arazi temeline dayanan desteklemeler daha sağlıklı yürütülecek, birim alandan elde edilen üretim artışı sağlanacak, artan nüfusun beslenme ihtiyacı karşılanabilecek ve toplum katmanlarındaki gelir dengesizliği telafi edilebilecektir.
Tarım politikaları geniş bir etki alanına sahip olması nedeniyle; ekonomik, sosyal ve siyasal politikaların en önemli parçası haline gelmiştir. Ana hedef artan nüfusun beslenme ihtiyacının karşılanması, tarımda çalışanlara yeterli ve düzenli bir gelir temini ve kırsal kesimin kalkındırılması ve tüketicilere uygun fiyatla yeterli ürün arzının garanti edilmesi şeklinde özetlenebilir.
Tarım alanlarının bilinçli ve planlı kullanılmaması, teknoloji yetersizliği, Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşmasının öngördüğü yükümlülükler ile AB'ye tam üyelik sürecine girerken, Avrupa Topluluğu ortak tarım politikasında ve uluslararası ticaretteki gelişmeler çerçevesinde, taahhüt ettiği koşul ve kurallarla uyumlu olmaması tarım alanındaki en önemli problemimizdir. Gelişmekte olan bir ülke durumundaki Türkiye, önümüzdeki dönemlerde AB'ne girme çabası içerisindedir. Bu nedenle Birlik ülkelerine uyum yönündeki çalışmaların sürdürülmesi gerekmektedir. Tarım sektörü yönünden Türkiye-AB ülkeleri arasındaki farklılıklar aşağıda verilen tabloda açıkça görülmektedir. Uyum sürecinde; Ülkemiz tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi, ekolojik, ekonomik ve toplumsal işlevlerini yerine getirmesi büyük oranda sürdürülebilir planlı kullanımına bağlıdır. Bugün için ülkemizde tarım arazilerinin sağlıklı kullanım planlarının olmaması üretim artışı ve gelişmenin önünde engel teşkil etmektedir. Diğer taraftan bu çalışma AB tarafından tarımsal desteklemeler ve idari kontroller için her üye ülke tarafından kurulması ve işletilmesi zorunlu olan Entegre Yönetim ve Kontrol Sisteminin (IACS) kurulmasında temel altlığı oluşturacaktır.
Avrupa Birliği ortak tarım politikaları uyum sürecinde; özellikle verimlilik ve rekabet gücünün arttırılmasına imkan tanınması, kırsal ve tarımsal alt yapının ve tarımsal işletmelerin yapısının iyileştirilmesi, etkin teknoloji kullanımı zorunluluk arz etmekte olup, çiftçi kayıt sisteminin oluşturulması ve işletmelerin sahip olduğu tarım arazilerinin parsel bazında nitelikleri ile birlikte belirlenmesi bu hedeflere ulaşmak için yapılacak çalışmaların temelini oluşturur. Desteklemeler ve Çiftçi kayıt sisteminin oluşturulmasında altlık teşkil edecek parsel bilgileri için ülkemizde iki kaynaktan yararlanılabilir. Birincisi standart topoğrafik kadastral haritaların acil olarak temin edilmesi ve ayrıca kayıt dışı (kadastro görmemiş) alanların da öncelikle bu amaçla kullanımı ile ilgili olarak kadastrosunun tamamlanması, ikincisi hava fotoğrafı, uydu görüntüsü ve benzeri kartoğrafik materyaller kullanılarak AB ile uyumlu yeni bir parsel tanımlaması ve kayıt sisteminin oluşturulmasıdır (Land Parsel Identification Sistem LPIS). Bunun içinde ilgili kuruluşlarla işbirliği yapılarak AB ulusal programında verilen taahhütlerin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi sağlanacaktır. Yapacağımız çalışma ile öncelikle kadastrosunun yapılması gereken yerler de ortaya çıkarılacaktır. Bu gün ülkemizde kadastronun yaklaşık %80 tamamlanmış olması ve tamamlananların niteliği ve yeterliliği uygulamacılar tarafından tartışılmaktadır.
Bu çalışma sonucu tarım arazileri nitelikleri ile birlikte belirlenerek kayıt altına alınacağı için üretimden pazarlamaya kadar sorunlu tarım alanlarının tespit edilerek gerekli iyileştirmelerin yapılması kolaylaşacak, tarımda teknoloji kullanımının etkin ve yaygın hale getirilmesinin yanı sıra tarımsal faaliyetlerde verimli olamayacak arazilerin değerlendirilmesi de olanaklı hale getirilecek ve tarım dışı sektörlerin önündeki bürokratik engeller de azalacaktır. Ayrıca Mera Kanunu uygulamalarının ( tespit, tahdit ve ıslah çalışmaları ) hızlanmasına katkı sağlanacaktır.
Dünya da 156 milyon hektardan fazla tarım arazisinin yerleşim, sanayi, turizm gibi tarım dışı amaçlarla kullanıldığını görmekteyiz. Ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile orantılı olarak bu kullanımlar ülkeden ülkeye değişmektedir. Ülkemizde 1983 yılına kadar toplam yerleşim (sanayi, turizm vb.. tüm altyapı dahil) alanı 890.000 ha dolayındadır. Günümüze gelindiğinde bu rakamın iki katını bulduğu görülür. Son tarım dışına çıkarılan tarım arazisi içerisinde önemli tarım arazileri miktarı resmi kayıtlara göre 200.000 ha dolayındadır, bir o kadar da izinsiz yapılaşma ile tarım dışına çıkarılmış olduğu tahmin edilmektedir.
Bu sorunların giderilmesi için il, ilçeler ve köyler bazında yapılacak çalışmalarla çözümler üretilecektir. Konu ile ilgili çalışacak olan teknik personelin gerekli bilgi ve beceriyle donatılması hedefe ulaşmanın ön koşulu olup, Türkiye'deki tarım alanlarının parsel bazında niteliklerine göre gruplandırılarak, tarım dışı sektörlerin arazi kullanım taleplerinin tarım dışı alanlara kaydırılmasının teşvik edilmesi (konut, turizm, sanayi, rekreasyon vb.) ve tarım alanlarının doğru kullanımı ile birim alandan alınacak verimin arttırılması sonucunu birlikte getirmektedir.
Bu proje ile üretimden tüketime giden zincirin halkalarında tespit edilen problemlerin aşama aşama çözüme kavuşturulması ülke ekonomisinin olduğu kadar, üreticilerimizin yaşam standardının yükseltilmesine de olumlu katkılarda bulunması amaçlanmaktadır. Üreticilerin eğitimli, teknolojiyi benimsemiş, ihtisas veya yerel bazda örgütlenmesini tamamlamış duruma getirilmesi, sağlıklı işletme kayıtları ve dengeli üretim kapasitesinin oluşturulmasında önemli yeri olacak bu projenin gerçekleştirilmesi destekleme, yönlendirme ve vergilendirme konularında da önemli bir boşluğu dolduracaktır. Dünyaya uyum ve sürdürülebilir kalkınma projenin önemli ve öncelikli hedeflerindendir. AB Ortak Tarım Politikaları ve Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi kapsamında tarım arazilerinin kayıt altına alınması, korunması ve geliştirilmesi konularında ülkemizde önemli uyumsuzluklar vardır. Arazi ile ilgili bilgiler sağlıklı bir şekilde kayıt altına alınmadıkça tarımda sıhhatli proje üretmek, sürdürülebilir kalkınma için planlama ve desteklemelerde stratejik hedefleri tutturmak mümkün değildir.
Gerekçede belirtilen amaçlara ulaşmak için diğer kamu birimleri ile işbirliği yapılarak topoğrafik ve kadastral haritalar, bitki ve hayvan varlığı, iklim, toprak, su, nüfus yapısı, eğitim düzeyi gibi konularda gerekli bilgiler temin edilecektir. Ekte yer alan tablolar köy, ilçe, il ve ülke bazında doldurulacaktır.
Öncelikle tarım arazilerinin bulunduğu yerlerin standart topoğrafik haritaları temin edilerek çalışmalara başlanacaktır. Tarım parsellerinin konumu şekli ve büyüklüğünün yöreler itibariyle oluşturulacak standartlara uygun olarak şekillendirilmesi için gerekli yasal ve kurumsal tedbirlerin alınmasına yönelik teklifler hazırlanacak, tarla parsellerinde tarımsal faaliyetin tekniğine uygun yapılmasına yönelik eğitim çalışmalarına öncelik verilmesi temin edilecektir.
Projenin birinci aşamasında orijinal topoğrafik haritalar üzerinde tarım arazileri köyler bazında belirlenecektir(1/25 000 ölçekli haritalar temin edilerek İl Müdürlüklerine teslim edilmiştir). Projenin ikinci aşaması birinci aşamanın tamamlanmasından sonra; kadastral kayıtlar veya oluşturulacak yeni kayıt sistemine göre mi yapılacağı kararlaştırıldıktan sonra Bakanlığımız tarafından şekillendirilecektir. Kadastral veriler esas alınacak ise, tarım arazilerinin tapu kayıtlarıyla birlikte 1/5000 ölçekli standart topoğrafik kadastral haritaları temin edilecek, bilgisayar ortamına aktarılarak veri tabanı oluşturulacaktır. Arazi parsel tanımlama sistemine (LPIS) uygun olarak, yeni bir arazi kayıt sistemi oluşturularak veri tabanı oluşturulacak ise kadastral veriler yanında, hava fotoğrafı(ortofoto) veya uzaktan algılama teknikleri kullanılacaktır. Her iki sistemde de birinci aşamada yapılan çalışmadan faydalanılarak tarım arazilerinin koordinat sistemine uygun olarak kadastral haritası veya görüntüleri temin edilecektir.
DTO ve AB'ne uyum için verilen taahhütlere uygun olarak işleyen bir çiftçi ve arazi kayıt sistemin oluşturulması görevi Bakanlığımıza verilmiştir. Bunun için; Ülkemizde işleyen bir arazi kayıt sisteminin oluşturulmasına yönelik ''Sorunlu Tarım Alanlarının Tespiti ve İyileştirilmesi Projesi'' kapsamında, birinci aşama çalışmaya esas tarım arazileri aşağıda belirtilen standartlarda belirlenerek haritalara işlenecek ve ekte yer alan tablolar doldurulacaktır.
1.Tarım Arazileri
a) İşlenen Tarım Arazileri
Dünyada kullanılan benzer çalışmalara uygun olarak Bakanlığımız Tarım Arazileri Standartlarını STATIP kapsamında oluşturarak projenin ilk adımı atılmıştır. Tarım arazileri doğal özellikleri veya yapılan iyileştirmeler sonucu geliştirilen tarımsal üretim değeri ve ülke ihtiyaçları göz önünde bulundurularak dört sınıfa ayrılmıştır.
- Mutlak Tarım Arazileri
- Özel Ürün Arazileri
- Dikili Tarım Arazileri
- Marjinal Tarım Arazileri
Arazi bilgilerinin harita üzerine işlenmesi ve harita ile birlikte iklim, topraklar, topoğrafya, mevcut ve potansiyel kullanım şekilleri, ekimden hasada kadar seçilecek tarımsal teknikler, yetiştiriciliği en uygun bitkisel ürün deseni gibi bilgiler ihtiva eden raporlar hazırlanarak üreticiye ve yatırımcıya sunulacaktır. Bu belirleme ile hem tarımsal üretimin geliştirilmesi hem de tarım dışı amaçlı arazi kullanım planlamalarının temel altlığı oluşturulacaktır.
Mutlak Tarım Arazileri (MT): Bu araziler sulu veya kuru tarım yapılıp yapılmadığına göre SMT veya KMT sembolleri ile gösterilecektir. Öncelikle arazide yapılan etütlerle tesirli toprak derinliği, arazinin genel eğimi ve üzerinde yetiştirilen bitkiler değerlendirilerek MT olup olmadığına karar verilir. Bunun için
- Tesirli toprak derinliği en az 50 cm olan
- Arazinin genel eğimi yörede yıllık ortalama yağış miktarına göre;
- Yağış 640 mm den az ise en fazla %3
- Yağış 640 mm den fazla ise en fazla % 8 olan
- Yöreye adapte olmuş tarımı yapılan her tür bitkinin münavebeye girebildiği ve yöre ortalaması üzerinde ürün alınabilen araziler MT olarak belirlenir.
Ayrıca bu şartları taşımayıp mutlak tarım arazileri içerisinde tarımsal bütünlüğü olan lokal araziler de tarımsal bütünlüğün bozulmaması için MT olarak kabul edilir.
Özellikleri itibariyle Mutlak Tarım Arazisi olsa bile tarımsal bütünlüğü olmadığı için ekonomik olarak tarımsal üretim yapılamayan ve/veya tarım dışı kullanılan araziler içerisinde kalmış 1 hektardan küçük alanlar Mutlak Tartım Arazisi olarak kabul edilmez.
Arazide yapılan etütlerle yukarıda belirtilen arazi özellikleri tespit edildiğinde arazinin tarımsal nitelikleri hakkında yeterince kanaat oluşturulamıyor ve MT olup olmadığına kararı verilemiyorsa; daha ileri bitkisel, hidrolojik, jeolojik, iklim ve topraklarla ilgili etüt ve analizler istenir.
Bu arazilerde kontrolsüz gübre, zirai ilaç ve sulama suyu kullanımından kaynaklanan kirlenme, drenaj gibi arazi bozulmaları, toprak sıkışması, strüktür bozulması, pulluk katı oluşumu ve çeşitli nedenlerle ifraz edilerek parsellerin işletme ekonomisini zayıflatan ve arazi bozulmasını hızlandıran düzeyde küçülmesi gibi sorunlara sıkça rastlanmaktadır. Ülkenin gıda, yem, lif ve tomruk üretiminde önemli yeri olan bu arazilerin tarımsal amaç dışında kullanılması diğer bir sorundur.
Bu arazilerin tarımsal amaçlı kullanımında yukarıda bahsedilen sorunları giderecek şekilde planlanması, gerekli tedbirler alınarak ifraz veya tevhit yapılırken en küçük parselin 1 hektar, eğimin %3 ten fazla olduğu yerlerde uzun kenarın eğime dik olması; ekonomik tarımsal üretim ve arazi bozulmasının önlenmesi açısından önemlidir. Ayrıca ülke ekonomisi ve ekolojik açıdan önemli fonksiyonları olan bu araziler; tarımsal amaçla kullanılmak üzere yasal güvenceye kavuşturulmalı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının zorunlu özel amaçlar için vereceği izinler hariç tarımsal amaç dışında kullanılmamalıdır.
Özel Ürün Araziler (OT): Bu araziler tarımsal üretim için mutlak tarım arazilerinden daha fazla toprak ve topoğrafik sınırlamalara sahiptir. Yöreye adapte olmuş her tür bitkiye münavebede yer verilemez. Sadece arazide bulunan sınırlamalara uyum sağlayan ve/veya münavebeye alındığında arazi bozulmasına neden olmayan bitkilerin tarımı yapılabilir. Özel ürün arazilerinde sulu tarım yapılmadığı zaman ekonomik üretim yapılması çoğunlukla mümkün değildir.
Bu arazilerde drenaj yetersizliği, tuzluluk-alkalilik, fazla eğim, toprak erozyonu gibi çeşitli toprak ve topoğrafik sorunlara rastlanabilir. Bu sorunlar toprak ıslahı, şeritsel ekim, sulu seki gibi yoğun amenajman çalışmalarıyla giderilebileceği gibi bu şartlara dayanıklı bitkilerin tarımı da yapılabilir. Tarımsal amaçlı kullanım planları yapılırken mevcut doğal ve kullanımdan kaynaklanan sorunların birlikte düşünülerek planlanması, ifraz veya tevhit yapılırken en küçük parselin 1 hektar, eğimim % 3 ten fazla olduğu yerlerde uzun kenarın eğime dik olmasına dikkat edilmelidir. Özel ürün arazilerinin yerel ve ülkesel bazda ekolojik ve ekonomik önemi nedeniyle amaç dışı kullanımı Bakanlığın özel amaçlar için vereceği izinler dışında önlenmelidir.
Su ürünleri yetiştiriciliği yapılan göl, gölet, havuz, dere ve akar sularda özel ürün arazileri olarak kabul edilir ve OT' sembollerinin sonuna S harfi getirilerek ifade edilir.(OTS)
Dikili Tarım Arazileri (DT): Dikili arazilerin özel ekolojik şartları nedeniyle özel amenajman istekleri olup koruma ve kullanma prensiplerine uyulması gereken alanlardır. Bu arazilerin de yerel ve ülkesel bazda ekolojik ve ekonomik önemi nedeniyle amaç dışı kullanımı Bakanlığın izni ile özel amaçlar dışında söz konusu değildir. Arazilerin ifraz ve tevhidinde en küçük parsel 0,5 hektar, eğimin %3 ten fazla olduğu yerlerde uzun kenar eğime dik olmalıdır.
Marjinal Tarım Arazileri (TA): Bu arazilerin kullanım önceliklerini daha çok yerel ihtiyaçlar belirlediği için kullanım kararlarını yerel otoriteler verebilir. Ülkenin gıda, yem, lif ve tomruk üretiminde diğer arazilere göre daha az önemli olup daha çok yerel ihtiyaçların karşılanmasında ve ekolojik zorunluluktan dolayı tarımsal faaliyetlere tahsis edilirler. Arazi sınırlamaları fazla olduğu için yönetimi zor ve kontrolsüz kullanımlarda arazi bozulmaları oldukça hızlıdır. Koruma, kontrol ve ekonomik tarımsal faaliyet için bu arazilerin ifraz ve tevhidinde en küçük parselin 2 hektar dan büyük ve uzun kenarın eğime dik olması gereklidir.
b) Çayır ve Mera arazileri (Ç-M)
Çayır ve meralar 4342 sayılı mera kanunu kapsamında olan yerlerdir. Bu çalışmada 4342 sayılı kanun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın, arazinin doğal yapısına göre halihazır kullanımı esas alınarak belirlenecek, sonuçta mera kanununa göre bu alanların tespit, tahdit ve ıslahı ile ilgili çalışmaların hızlı ve sağlıklı bir şekilde yapılmasına katkı sağlanacaktır. Çayırlar (Ç) meralarda (M) harfi ile haritaya işlenecektir.
2. Orman Arazileri (O): 6831 Sayılı Orman Kanununa göre orman sayılan yerlerdir. Tamamen orman örtüsü ile veya çalı ve fundalarla kaplı araziler orman arazisi olabilir. Bu çalışmada söz konusu kanun kapsamında olan yerler ve mevcut örtü durumuna bakılarak harita üzerine işlenecektir.
3. Altyapı ve Yerleşim alanları (Y): Yol, kanal, hendek, boru güzergahları, enerji nakil hatları gibi alt yapı tesislerinin geçtiği yerler ile k onut, konaklama, turizm, sanayi, askeri ve benzeri amaçlarla planlanarak yapılaşmış ve/veya arsa niteliği kazanmış veya kadimden beri bu amaçla kullanılan planı bulunmayan kasaba, belde ve köy yerleşim alanlarıdır. Bu çalışmada yerleşim yeri olan arazinin etrafı çevrilip harita üzerine büyük (Y) harfi ile işaretlenerek gösterilecektir.
4. Özel Koruma Alanları (OK): Tarihi, turistik, biyolojik çeşitlilik ve doğal değeri olduğu için koruma altına alınan arazilerdir. Bu alanlar özel kanunlarla koruma altına alınmış veya geleneksel olarak yukarıda belirtilen amaçlarla korunan yerlerdir.
5. Diğer araziler ( T ): Çıplak kayalıklar, daimi karla kaplı alanlar, buzullar, akarsu yatakları, kuru dere yatakları, kumullar, göl veya su yüzeyleri ile bitkisel üretim için toprağı bulunmayan diğer arazi tipleridir .
ARAZİ KAYIT SİSTEMİNİN ALTLIĞI OLACAK HARİTA BİLGİLERİ
- Harita Genel Komutanlığında ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünde yapılmış veya yapılmakta olan haritasal veriler, 1/100000, 1/25000, 1/5000 ölçekli standart topoğrafik haritalar(ST) ve 1/ 5000 ölçekli Standart Topoğrafik Kadastral (STK) veya Standart Kadastral (SK) haritalar.
- Hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri,
- Arazide yapılan çalışmalarla ve haritalar üzerinde yapılan ölçümlerle elde edilen veriler.
- Çiftçi beyanlarının kontrol ve keşiflerle doğrulanması sonucu yapılan tespitler.
2004 yılı içerisinde 1/25000 ölçekli haritalar temin edilerek arazi çalışması başlatılmış olup halen devam etmektedir. Ayrıca Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü arşivlerinde bulunan toprak bilgilerini ihtiva eden haritalar ve köy yerleşim ve ulaşımı ile ilgili bilgi ve haritalardan yararlanılacaktır.
Yukarıdaki Harita Verilerinden Yararlanarak Tarım Arazilerinin Nitelikleri İle Birlikte Kayıt Altına Alınmasının Aşamaları;
Projenin Birinci Aşama: Küçük ölçekli haritalar üzerine köy bazında tarım arazilerinin işlenerek belirlenmesi.
Harita Genel Komutanlığından alınan 1/25000 ölçekli orijinal topoğrafik haritalar üzerine tarım arazilerinin niteliklerine göre işlenmesi ve projenin ikinci aşamasında kullanılmak üzere bu alanların 1/5000 lik paftalarının belirlenmesi. Ekte yer alan tabloların köy, ilçe, il ve ülke bazında doldurulması. Arazi niteliklerinin yerinde belirlenmesi aşamasında toprak bilgileri için Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü arşivlerinde bulunan toprak haritalarından yararlanma yoluna gidilecektir. Arazi çalışmaları ve bu harita verilerinden yararlanılarak köy sınırları çızilecek ve bu sınırlar içerisinde kala araziler tespit edilerek etrafı çevrilip sembollerle ifade edilecektir. Köy, İlçe ve İl sınırları ile arazi sınırları harita üzerine farklı çizgilerle çizilecektir (EK: I)
Projenin ikinci aşaması: Tarım arazilerinin parsel bazında belirlenerek işleyen bir arazi kayıt sisteminin oluşturulması. Bunun için AB uyum çalışmaları ve ülkemiz ihtiyaçlarına göre aşağıda yer alan iki başlıktan birisi seçilecektir. Bu çalışma birinci aşama tamamlandıktan sonra Bakanlığımız tarafından şekillendirilecektir.
a) Birinci aşama çalışma ile belirlenen tarım arazilerinin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden 1/5000 ölçekli STK ,ST veya 1/10000 ölçekten küçük olmamak kaydıyla diğer kadastral haritalarının temini (tahminen 100 000 adet) ve bu haritalar üzerine parseller itibariyle arazi niteliklerinin işlenmesi, parsellerin tapu kütüklerinden kayıtları alınarak her ilçede sürekli güncelleştirilecek şekilde kayıt altına alınması (her ilçede ortalama 60-70 pafta).
Parsel haritaları ve kayıtların bilgisayar ortamına aktarılarak veri tabanı oluşturulması. Bakanlığımız veya diğer kamu kurumları ile işbirliği yapılarak tekrarlar önlenecektir. Bu çalışma ihtiyaçlara göre şekillenecektir.
b) Bakanlığımızca oluşturulacak arazi parsel tanımlamasına uygun olarak kadastral haritalar, hava fotoğrafları (ortofoto) veya uydu görüntüleri kullanılarak yerinde yapılan çalışmalarla elde edilen veriler doğrultusunda işleyen bir arazi kayıt sisteminin oluşturulması. Bu çalışma AB uyum sürecinde ''Entegre İdare ve Kontrol Sistemi''nin bir ayağı olan ''Arazi Parsel Tanımlama Sistemi''ni oluşturur. AB üyesi ülkelerin tamamı 2005 yılında yeni parsel tanımlaması ve bilgisayar destekli arazi kayıt sistemine geçecektir. Aday ülkeler için de bu çalışmaya gidilmesi şiddetle tavsiye edilmektedir.
Bu proje ile tarım arazileri nicelik ve nitelikleriyle birlikte Bakanlığımız tarafından hazırlanan standart ve kriterlere uygun olarak, haritalara işlenmek suretiyle kayıt altına alınıp, manuel ortamda veya bilgisayar ortamında, uygulamaya en yakın ilçe veya il müdürlüklerimiz arşivlerinde saklanacak, planlama, kontrol, denetim ve desteklemelerde bu veriler referans olarak kullanılacaktır. Bu çalışma AB ülkelerinde her beş yılda bir değişikliklerin tespiti ve kontrol amacıyla gözden geçirilerek yenilenmektedir.
Proje tamamlandığında;
- Devlet, üretici ve yatırımcı yerel düzeyde arazi bilgilerine hızlı bir şekilde ulaşacaktır.
- Çiftçi kayıt sisteminin oluşturulmasına,
- Arazi temeline dayanan tarımsal desteklemelere,
- Tarımsal üretim ve ürün planlamalarına, altyapı oluşturulacak ve sağlıklı yürümesi sağlanacaktır.
- Her türlü tarımsal planlama ve desteklemenin sağlıklı yapılması, tarım girdilerinin temini, ülke çapında dağıtımı ve daha ekonomik kullanımı, temin edilecektir.
- Toprak erozyonu, çoraklaşma, kirlenme ve benzeri arazi bozulmalarına zamanında engel olunacaktır.
- Ülkenin gıda, yem, lif ve tomruk üretimini tehlikeye sokacak yanlış arazi kullanım kararları önlenerek, tarım arazilerinin amacına uygun olarak kullanımının planlanması sağlanacaktır. Bu çalışma çevre düzeni planları yapılırken tarım arazilerinin korunması ve sağlıklı planlama için temel kaynak olacaktır.
TÜGEM Tarım Arazileri Değerlendirme Daire başkanlığımız tarafından yürütülen Sorunlu Tarım Alanlarının Tespiti ve İyileştirilmesi Projesi kapsamında 2002 yılı içerisinde 81 ilde arazi etütlerinin yapılmasında kullanılacak GPS, meyil ölçer, toprak burgusu ve küreği gibi etüt malzemelerinin satın alınması temin edildi ve her ilde en az iki mühendise arazi etütlerinin yapılması konularında eğitim verildi. Koruma ve kullanma prensiplerine uygun olarak tarım arazilerinin önemine göre değerlendirilmesinde kullanılan tarım arazileri sınıflama kriterleri oluşturuldu (ABD'de kullanılan sınıflama ülkemiz şartlarına uyarlanmak suretiyle) ve ''Tarım Arazileri Standartları, Değerlendirme Kriterleri ve Tanımlar '' adlı yayın projede kullanılmak üzere hazırlandı. 2005 yılı sonunda 35 İlimizde projenin 1.aşaması tamamlanmış ve diğer illerimizde de devam etmektedir.
Projenin ikinci aşaması ise nitelikleri ile birlikte belirlenen tarım arazilerinin tanımlanacak parsel sistemine göre kayıt altına alınması (IACS) ve yasal güvenceye kavuşturulmasıdır.Bu çalışma birinci aşama tamamlandıktan sonra Bakanlığımız tarafından yeniden şekillendirilecektir.
EK-I
EK-II
EK-III
EK-IV
EK-V
EK-VI
Uygulama Çalışmaları